21 Mayıs 2012 Pazartesi

Kadınlar daha çok depresyona giriyor

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 5 kadından biri yaşamının bir döneminde depresyonla tanışıyor

26 Kasım 2011 Cumartesi 14:58
Bu haber 358 kez okundu
Kadınlar daha çok depresyona giriyor

Selçuk Üniversitesi (SÜ) Selçuklu Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyesi verilerine göre 5 kadından biri, 7-8 erkekten biri yaşamlarının bir döneminde depresyonla tanışmak durumundadır'' dedi.

''Depresyondaki kişi daha önceden hoşlanılan faaliyetlere karşı ilgi kaybı yaşar'' diyen Güler, şunları kaydetti:

''Günlük işleri bile yürütmek son derece zorlaşır. Devamlı kendisini yorgun hissedip, uyku sorunları yaşayabilir. İştahını kaybedip kilo yitirebilir veya normalde yediğinden daha fazla yiyip kilo alabilir. Diğer yandan kendisini çok olumsuz bir şekilde değerlendirir. Dünya üzerinde çaresiz ve yalnız olduğuna inanır, önemsiz hatalarından veya kusurlarından dolayı sıklıkla kendisini suçlar. İyi bir eş, iyi bir anne- baba olamadığını düşünebilir. Kendisi, dünya ve gelecekle ilgili karamsardır. Çevresinde olup bitenlere karşı ilgisini yitirmiştir ve eskiden hoşlandığı şeylerden artık zevk alamamaktadır.''

Depresyondaki kişinin hayatında haz alarak yaptığı bir şey kalmayan, gündelik yaşamı, mecburen yapmak zorunda olduğunu hissettiğini, işe gitmek ya da yemek yapmak gibi davranışlarla sınırlı olduğunu dile getiren Güler, şöyle devam etti:

''Kimi zamanda önceden olmadığı kadar öfkeli tepkiler veren tahammülü azalmış ya da sürekli bedensel yakınmaları öne çıkaran bir bireydir depresyondaki kişi. Sıklıkla karar vermekte ve verdiği kararları uygulamakta zorluk çeker. Depresyon o kadar kötü bir hal alabilir ki; kişi gelecekle ilgili umutsuzluğa kapılarak intiharı veya ölümün tek çözüm olduğunu düşünebilir. Depresyon kişinin iradesiz, zavallı veya tembel olduğu anlamına gelmez. Depresyon tıbbi bir hastalıktır ve tedaviyi gerektirir.''

Depresyonu geçirebilen etkin ruhsal tedavilerin mevcut olduğunu söyleyen Güler, ideal olanın, bilişsel davranışçı terapiler, kişilerarası terapiler gibi kanıta dayalı etkin psikoterapiler ve de gerektiğinde bağımlılık yapmayan ilaç tedavilerini uygulamak olduğunu bildirdi.

Hastanede Psikiyatri Anabilim Dalı olarak en son bilimsel ve teknolojik gelişmelere paralel ayaktan ve yataklı hizmette öncülük yapmayı hedeflediklerini anımsatan Güler, hastanenin yataklı ünitesinde uğraşı odası (manzara odası), mutfak ve spor odası gibi seçeneklerle hastalara çeşitli alternatifler sunduklarını, ayrıca bireysel psikoterapi hizmetleri ile psikolojik test uygulamaları, aile terapileri, psikiyatrik ilaç tedavilerinin hastaları tedavi etmekte başarıyla kullanıldığını aktardı.

Güler, bütün birimlerin, hastaları tanı ve tedavileri tamamlandıktan sonra da izlemeye devam ettiğini, evde kabuğuna çekilmiş vaziyette bu durumun geçmesini beklemenin gereksiz olduğunu, biraz yardımla hemen herkesin depresyonu aşabileceğini sözlerine ekledi.

AA

Haber Kaynağı : Haberturk.com

Bu habere yorum yapan ilk siz olun!

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

    GAZETE MANŞETLERİ

    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK OKUNANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SPOR TOTO SÜPER LİG

    Tür seçiniz:

    SAYFALAR

    e-gazete

    KARİKATÜR

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV