Erzin Karagöl’deki Doktor Sülükler araştırılıyor

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Dr. Hüseyin Ayhan Hatay’ın Erzin ilçesi Amanos dağlarında bulunan Karagöl’de yaşayan doktor sülükler üzerinde araştırma başlattı.

Erzin Karagöl’deki  Doktor Sülükler araştırılıyor

Amanos dağının eteklerinde bulunan yöre halkının tedavi amaçlı kullandığı Karagöldeki doktor sülükleri Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi'nde Akademisyen, Aynı Üniversitede Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu müdürü Dr. Hüseyin Ayhan, Amanos Keşif Grubunda doğasever aktivist Nazım Sönmez ile birlikte inceleme çalışmaları yaptı.

Erzin ilçe sınırları içerisinde yer alan Karagöl’deki sülükleri Yöre halkının yakından bildiği ve tedavi amaçlı kullandığını belirten doğasever Nazım Sönmez, özellikle yaz aylarında vatandaşların göle sandalye koyup oturarak doktor sülüklerle rahatsızlıklarını tedavi ettirdiğini söyledi. 

BU GÖL KORUNMASI GEREKİYOR

Karagöl’ün ‘doktor sülükler’in yaşam ortamı için çok ideal bir göl olduğunun altını çizen Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Merkezi'nde Akademisyen olan Dr. Hüseyin Ayhan “Bu gölün korunması, doktor sülüklerin bu gölde yaşatılması gerekiyor” dedi.

Gölde asla balıklandırma yapılmaması gerektiğine de dikkat çeken Akademisyen Dr. Hüseyin Ayhan “Burada aynı zamanda çevre kirliliği de olmamalı, insanlar göl kenarına gelip, çevresel atık atmamaları gerekiyor. Çünkü çok önemli bir göl, Hatay’da sülük içeren nadir göllerden bir tanesi, bu ortamın korunması gerekiyor” diye konuştu.

Göldeki su ve habitatların kirlenmemesi gerektiğine de işaret eden Dr. Hüseyin Ayhan, doktor sülüklerin çok değerli olduğunu ve buralara gelen insanların buna çok dikkat etmesini istedi.

Türkiye’deki ‘doktor sülüklerin’ tıbbi tedavi açısından önemine de değinen Dr. Ayhan “Bunlar ülkemiz için büyük bir hazinedir. Sülüklerin tedavi amacı sadece kan emmek değil. Kan emerek tedavi etmektedir, ancak kan emmenin ötesinde, ısırmış olduğu bölgeye yüzün üzerinde biyo aktif bileşen (ilaç) vermektedir. Vücuda tedavi süreci başlatmaktadır. Sülük tedavisinin üç yaklaşımı var. Birincisi kan emmesi, ilgili bölgede kan emerek, kan akışını hızlandırmak, ikincisi o bölgeye yüzün üzerinde bir sürü protein vermektedir, üçüncüsü de akupunktur bölgelerine uygulandığı zaman akupunktur etkisi yapmaktadır. Sülük tedavisi aslında kombine bir tedavidir. Bunu ehil insanların bilinçli şekilde yapması gerekir, çünkü komplikasyonları da mevcuttur” şeklinde konuştu.    

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER