Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

Beykoz Cam ve Billur Müzesi Açılış Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ülkemize uzunca bir süredir hakim olan çirkin, ruhsuz, kimliksiz yapı inşası dönemini sona erdirerek, gelenekle geleceği harmanlayan yeni bir devri başlatmayı hedefliyoruz" dedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önemli açıklamalar

Beykoz Cam ve Billur Müzesi Açılış Töreni'ne katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dönem mimarisinin en nadide eserlerinden olan bu müzeyi (Beykoz Cam ve Billur Müzesi) Cumhurbaşkanlığı olarak ülkemize kazandırmış olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Maalesef ülkemizde bir dönem ecdat mirasına gerçekten çok hoyrat davranılmış, nice güzel eserler yerle yeksan edilmiştir. Ülkemize uzunca bir süredir hakim olan çirkin, ruhsuz, kimliksiz yapı inşası dönemini sona erdirerek, gelenekle geleceği harmanlayan yeni bir devri başlatmayı hedefliyoruz. Yatay mimariyi yaygınlaştırmak suretiyle Türkiye'nin çehresini orta ve uzun vadede tamamen değiştireceğimize inanıyoruz. Kendi mimarinize sahip çıkmazsanız, kendinizi gecekonduların, çirkin betonarme binaların arasında bulursunuz." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi:

"Aile ile temeli güçlendirilmemiş, eğitimle kalıcı hale getirilmemiş, kültür sanatla tahkim edilmemiş bir kalkınmanın bizi götüreceği yer zevksizliktir, sevgisizliktir, nobranlıktır, bataklıktır. Kendi edebiyatınızı, kendi müziğinizi üretemezseniz, küresel dalgaların içinde kaybolup gidersiniz. Bilhassa tek parti döneminde kültürel alanda taklitçi, baskıcı, ülkenin ve milletin değerleriyle kavgalı bir zihniyetin esiri olduk."

"Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta olmak üzere yeni yapan kamu binalarını bugüne miras olarak kalması sebebiyle o izleri yarınlara taşımaktır, modern mimari yorumlarla inşasını temin etmektir.

Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

Ülkemize uzun süredir hakim olan çirkin, ruhsuz kimliksiz yapı inşası dönemini sona erdirerek, gelenekle geleceği harmanlayan yeni bir devri başlatmayı hedefliyoruz. Artık pek çok şehrimizde sadece kamunun değil özel sektörün ve kişilerin de projelerini aynı anlayışla yürüttüklerini görüyoruz. Yatay mimarinin de yaygınlaştırmak suretiyle Türkiye'nin çehresini orta ve uzun vadede tamamen değiştireceğimize inanıyoruz.

"KÖTÜ MAZİDE OLAN ATİ ANLAYIŞIYLA HAREKET EDİYORUZ"

Yaşadığımız coğrafyada 200 yıllık Selçuklu, ardından 600 yıllık Osmanlı ve cumhuriyet tecrübeleriyle yaklaşık 1000 yıllık müktesebatımız var. Bugün de Orta Asya'dan Avrupa'nın içlerine kadar her yerde ecdadımızın bıraktığı kültür izlerine rastlıyoruz. Sahip olduğumuz bu büyük tarih, kültür ve medeniyet mirasına hakkıyla sahip çıkamadığımız ise acı bir gerçek olarak karşımızda duruyor. Sorumluluk olarak üstlendiğimiz her alanda kökü mazide olan ati anlayışıyla hareket ediyoruz. Sağlam siyasi, ekonomik, askeri güce sahip olamayan toplumların kültürlerini, sanatlarını ilimlerini yaşatmakla zorluk çektiklerini biliyoruz.

"KENDİNİZİ BETONARMELERİN ARASINDA BULURSUNUZ"

Son asırlarda arka arkaya maruz kaldığımız çöküntüler bizi beka mücadelesine öylesine yoğunlaştırdı ki diğer konulara yeteri kadar vakit ve enerji ayıramadık. Son devletimizi de işte bu hercümerç içerisinde kurduk. Günümüz dünyasında toplumlar ve kültürler arasında etkileşim kaçınılmaz bir gerçektir. Biz kültür sanatta da sadece kopya çeker taklit eder durumda kalarak özgürlüğümüzden uzaklaştık. Bilhassa tek parti döneminde kültürel alanda tamamen taklitçi, baskıcı ülkenin ve milletin temel değerlerle kavgalı bir zihniyetin esiri olduk. Hayat boşluk kabul etmiyor. Kendi mimarinize sahip çıkmazsanız, kendinizi gecekonduların çirkin betonarme binaların arasında bulursunuz.

"BU TEHDİDİN YÖRÜNGESİNDEN ÇIKARMAKTA KARARLIYIZ"

İşte hemen şuracıkta Türk-Alman Üniversitesi'ni kurduk. Dün, bugün ve yarını tüm dünya ile bütünleştirerek devam ettirelim. Kendi edebiyatınızı, kendi müziğinizi üretemezsiniz küresel dalgaların içinde kaybolursunuz. Aile, eğitim ve kültür merkezli bir anlayışla medeniyet nöbetini devralma hedefimizin gerisinde bu tespit yatıyor. Aileyle temeli güçlendirilmemiş, kültür sanatla tahkim edilmemiş kalkınmanın bizi götüreceği yer zevksizlik, nobranlık, bataklık ve sevgisizliktir. Hayata geçireceğimiz atılımlarla ülkemizi bu tehdidin yörüngesinden çıkarmakta kararlıyız."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER