Prof Naci Görür'den iki fay için deprem uyarısı

Akdeniz Bölgesinde meydana gelen depremlerden sonra açıklamalarda bulunan yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür; iki fay için deprem uyarısı yaparak “Birleştiği yer henüz kırılmadı!” dedi.

Prof Naci Görür'den iki fay için deprem uyarısı

Görür, depremin Antalya bölgesinde karada görülen KD-GB yönlü fayların denizdeki devamları üzerinde olabileceğini belirtti. ‘Daha güneydeki Helen-Kıbrıs Dalma-Batma Zonu hep hareketli’ bilgilendirmesinde bulundu.

“BİRLEŞTİĞİ YER HENÜZ KIRILMADI”

Prof. Dr. Naci Görür, geçtiğimiz hafta Düzce’de meydana gelen 4.2 büyüklüğündeki depreme dikkat çekerek, “İkinci bir deprem de Sarıçökek- Kaynaşlı, Düzce’de. 4,3 büyüklükte ve KAF üzerinde.

Deprem üreten fay kesimi 1999’da Bolu Dağı Tüneline kadar kırılmıştı. Bu fay kesiminin Bolu ovasını kesip KAF ile birleştiği yer henüz kırılmadı. Burada sanırım risk var. Sevgiyle” ifadelerini kullanmıştı.

HATAY DEPREME HAZIR MI?

Konuyla ilgili olarak daha önce rapor hazırlayan TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası, Yayınlanan raporda Hatay’ı bekleyen tehlike konusunda uyarılarda bulunarak, Hatay’ın kent merkezi olan Antakya zemininin alüvyon toprak olan illerden biri olduğunu bildirdi.

Açıklamada; “Deprem dalgaları bu tür zeminler tarafından büyütülerek binalara iletilir. Zemin büyütmesi olarak tanımlanan bu durum bir deprem olduğu takdirde Antakya’nın kaya üzerinde yer alan illerden daha şiddetli olarak sarsılacağı, bunun sonucunda da hasar oranının fazla olacağı anlamına gelmektedir. Öte yandan yapılan araştırmalar büyük bir depremde Antakya’nın önemli bir kısmında sıvılaşma olaylarının da yaşanabileceğini göstermektedir. Belli büyüklüğe ulaşan depremlerde belli koşullara sahip zeminlerde meydana gelebilen sıvılaşma, zeminin üstündeki yapıları taşıyamamasına neden olmakta, yapılar yer sarsıntısının bir sonucu olan bu olay nedeniyle de hasar almaktadır. Deprem ülkemizin bir gerçeği. Anadolu toprakları milyonlarca yıldır depremlerle sarsılmış olup gelecekte de sarsılacaktır. Günümüzün gelişen teknolojisi ve uydu verileri ile atmosfer kaynaklı afetleri büyük doğrulukla önceden bilmek artık mümkün hale gelmiştir. Ancak depremleri önceden bilecek bir teknoloji henüz mevcut değildir. Bu nedenle tüm Dünya’da kabul edilen yaklaşım deprem olacağı tahmin edilen yerlerde depremin vereceği hasarı en aza indirmek için gerekli çalışmaların yapılmasıdır. Sorun depremler değil depremlerin verdiği zararların nasıl azaltılabileceğidir” denildi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER