banner7

Eğitim Sen Şube Başkanı Ünsal: “İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Maaş İstiyoruz!”

Eğitim Sen İskenderun şube başkanı Mustafa Ünsal Yazılı bir açıklama yaparak “Çarşıda, Pazarda, Markette, Sokakta Yaşanan Gerçek Enflasyon Oranında, İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Maaş İstiyoruz!”Dedi

Eğitim Sen Şube Başkanı Ünsal:   “İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Maaş İstiyoruz!”

BaşkanÜnsal’ın açıklaması şöyle:

Çarşıda, Pazarda, Markette, Sokakta Yaşanan Gerçek Enflasyon Oranında, İnsanca Yaşamaya Yetecek Bir Maaş İstiyoruz!

Asgari ücretli, emekli, kamu emekçisi ve dar gelirli olan tüm kesimler günden güne hızla eriyen ücretleriyle, satın alma güçlerindeki ağır kayıplarla gündelik yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. İşsizlik, geçim derdi ve düşük ücretler artık hayatların sönmesine, ailelerin dağılmasına, çocukların çalışmak zorunda kalmasına neden oluyor.

Siyasi iktidar bu tabloya karşı gözlerini yummuş ve kulaklarını tıkamış şekilde, görmek istediği hülyaya, duymak istediği nidaya kendisini kaptırmış gidiyor. Ekonomik krizin üzerimizdeki ağırlığı pandemi koşullarında taşınamayacak düzeye ulaşıyor.

İstatistiğin rakamlarla oynamanın en güçlü aracı olarak kullanılmasına en iyi örnek ise TÜİK’den geliyor. Yıllardır olduğu gibi çarşıda, pazarda ya da sokakta, yani hayatın en sahici yerindeki enflasyonun yanına dahi yaklaşamayacak veriler, resmi istatistik olarak karşımıza çıkarılıyor.

Sendikalı ya da sendikasız, 3 milyon kamu emekçisi ve 2 milyon emeklinin iradesi ve ihtiyaçları yok sayılıyor. Kamu emekçileri, 2022-2023 dönemi toplu sözleşmeye gitme sürecinde, %3’lük kısmı toplu sözleşmeden kaynaklanan, % 5,45’lik kısmı ise enflasyon farkı olarak “lütfedilen” %8,45’lik bir zamla karşılaşıyor. Enflasyon, halkın satın alma gücündeki azalmanın en somut göstergesi olmasına rağmen,yandaş medya, açıklanan verileri ‘işçi, memur ve emekliye zam müjdesi’ olarak veriyor.

Üstelik Haziran ayı resmi enflasyon oranı üzerinden verilen zam daha maaşlara yansımadan, Temmuz ayından geçerli olmak üzere elektriğe % 15, konutlarda kullanılan doğalgaza ise %12 zam yapılıyor. Siyasi iktidarın kaşıkla verdiğini kepçeyle alma politikası yıllara kıyaslandığında ise kaşığın giderek küçüldüğü, kepçenin ise devasa boyutlara ulaştığı herkes tarafından çok iyi biliniyor.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu olarak diyoruz ki;5 milyon kişinin hayatlarının enflasyon rakamların arasına sıkıştırılamayacağı artık görülmelidir.

Bizim yaşamlarımız ekonomik müjdelerden, reform paketlerinden, çılgın projelerden ve doymak bilmeyen sermayedarladan daha az kıymetli değildir.

Tüm kamu emekçileri, sahici ve samimi bir şekilde yan yana gelip el ele vermediğimiz sürece hak alma mücadelemiz eksik kalacaktır.

KESK olarak talebimiz;

En düşük kamu emekçisi maaşı; kira, yakacak, ulaşım gibi sosyal ödemelerle yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır.
Maaşlarımızda hedeflenen enflasyon oranında değil, yaşanan gerçek enflasyon oranında, satın alma gücümüzdeki azalma ve ekonomik büyüme oranları dikkate alınarak artış yapılmalıdır.
Elektrik, doğalgaz, su, akaryakıt, ekmek, toplu taşıma gibi temel ihtiyaçlara yapılan zamlar geri alınmalı, söz konusu temel ihtiyaçlara zam yapılmamalıdır.
Tüm yükü emekçilerin sırtına yıkan vergi adaletsizliğine son verilmelidir.
Sadece geçtiğimiz yılın kayıplarını telafi etmek için maaşlarımız 2021 yılının başından itibaren geçerli olmak üzere seyyanen 1000 (bin) TL artırılmalıdır.
Yıllardır orta oyunu görünümündeki toplu görüşmelere son verilmeli, uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan grev hakkımız engellenmemeli, derhal grevli özgür toplu sözleşme mekanizması kurulmalı, bunun için 4688 sayılı yasa baştan sona yeniden düzenlenmelidir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER