NEJAT UYGUR VEFATININ 8. YILINDA ANILDI..

Usta tiyatrocu Nejat Uygur, ailesi ve yakınları tarafından önceki gün Zincirlikuyu Mezarlığı'nda bulunan mezarı başında anıldı. Duygularını dile getiren Behzat Uygur, "Babamızı kaybetmemizin 8'nci yıldönümü ama biz hiç kaybetmiş gibi hissetmiyoruz babamızı. Sanki turnedeymiş gibi... Çünkü çocukluğumuzda da öyle olurdu. Uzun uzun turneler yapardı. O uzun turneler sonucunda da Türkiye'nin sevgilisi oldu zaten" ifadelerini kullandı

NEJAT UYGUR VEFATININ 8. YILINDA ANILDI..

18 Kasım 2013 yılında vefat eden Nejat Uygur, vefatının 8. yılında mezarının başında anıldı. Usta sanatçının oğulları Behzat Uygur, Süheyl Uygur, Kemal Uygur, Ahmet Uygur ve Süha Uygur, anmada hazır bulundu.

Uygur'un mezarının başında Kur'an-ı Kerim okunduğu sırada ünlü ismin eşi Necla Uygur ise gözyaşlarını tutamadı.

"TÜRKİYE'NİN SEVGİLİSİ OLDU"

Duygularını dile getiren Behzat Uygur ise, "Babamızı kaybetmemizin 8'nci yıldönümü ama biz hiç kaybetmiş gibi hissetmiyoruz babamızı. Sanki turnedeymiş gibi... Çünkü çocukluğumuzda da öyle olurdu. Uzun uzun turneler yapardı. O uzun turneler sonucunda da Türkiye'nin sevgilisi oldu zaten. Karış karış Türkiye'yi defalarca dolaşarak, ülkesinin gerçeklerini bilerek, bu ülkenin çok değerlisi oldu.

"BABAMI RÜYAMDA GÖRÜYORUM"

Süheyl Uygur, daha önce yaptığı açıklamada babası Nejat Uygur'u sıklıkla rüyasında gördüğünü ve karşılıklı oyun oynadıklarını ifade etmişti.

Samimi açıklamalarda bulunan oyuncu, "Nejat Uygur'u bazen rüyamda görüyorum. Oyun oynuyoruz karşılıklı. 'Haydi oğlum, açın perdeyi!' diyor babam mesela rüyamda. 'Baba olur mu? Oyun yok, nasıl oynayacağız?' diyorum. Babam da 'Oğlum çıkın, yaparız' diyor. Rüyadan uyanınca öyle kızıyorum ki kendime." diyerek, babasına olan özlemini dile getirmişti.

"SAHNE BİZİM EVİMİZ GİBİYDİ"

Babasıyla bir anısını anlatan Behzat Uygur ise "Sahne bizim evimiz gibiydi." demişti. Uygur, "Babam, beş kardeşi, gelinleri, hatta amcamı bile sahneye çıkardı. Babam 'Sahneye çık' derdi, çıkardık. 6-7 yaşındayken 'Cibali Karakolu' oyununda 'Sahneye çık, çay getir' dedi. Sonra çıkınca, 'Sen kimin oğlusun?' dedi. Seyirci koptu." ifadelerini kullanmıştı.

NEJAT UYGUR HAKKINDA

Kilis'te 1927'de dünyaya gelen ve subay babasıyla öğretmen annesinin işleri nedeniyle Anadolu'yu dolaşan Nejat Uygur, tiyatroya Siirt, Ezine ve İntepe'deki okullarda tamamladığı ilkokul yıllarında yer aldığı müsamerelerle başladı.

Uygur, Sarıyer, Çanakkale ve Manisa'da ortaokulu tamamladıktan sonra girdiği İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi'nin Heykel Bölümü'nü bitiremedi.

Sarıyer Halkevi'nde 1943'te başladığı boks sporunun yanında atletizm, su topu ve binicilikle de ilgilenen usta oyuncu, çocukluk hayali pilotluk olsa da ABD'ye gitmek arzusuyla liman cüzdanı çıkardı, gemici oldu ve seyahatlere gitti.

1949'DA PROJESYONEL TİYATROYA BAŞLADI

Onun için bir tutkuya dönüşen "güldürme" isteği, Uygur'un tiyatroyla arasındaki sağlam bağların kaynağı oldu ve komedi ustası, bir dönem Sarıyer Halkevi ile Avni Dilligil Tiyatrosu'nda amatör oyunculuk yaptı.

Nejat Uygur Tiyatrosu'nu 1949'da kuran ve profesyonel oyunculuğa adım atan Uygur, 1950'de Necla Hanım ile hayatını birleştirdi ve on üç yıl süren Anadolu turneleri sürecinde Ahmet, Süheyl, Süha, Kemal ve Behzat isminde 5 çocukları oldu.

Uygur, tiyatro formundaki televizyon programlarıyla sahneleri evlere taşıyarak, Türk tiyatrosuna önemli katkılarda bulundu.

KİTAP İÇİN UYKUSUZ GECELER

Altmış yılı aşkın bir süre boyunca tiyatroya ailesiyle birlikte hizmet eden ve kendisini insanları güldürmeye adayan Nejat Uygur, Türk temaşa sanatı geleneğinde kendine özgü bir tavır geliştirdi.

Kitap okumaktan uzak duramayan ve bu uğurda uykusuz geceler geçiren sanatçı, her rolünde içindeki çocuktan bir parça sergiledi.

Uygur, tiplemeleri, söze dayanan oyunculuğu ve güncel siyasal olayları sahneye taşıma tarzıyla dikkatleri çekerken, Anadolu'yu karış karış dolaşmasının yanı sıra ABD ve Avrupa'da da oyunlar sergiledi.

1998'DE DEVLET SANATÇISI OLDU

Nejat Uygur, "Cibali Karakolu", "Zamsalak", "Aman Özal Duymasın", "Hastane mi Kestane mi?", "Minti Minti", "Hanedan", "Benim Annem Evden Neden Kaçtı", "Şeytandan 29 Gün Evvel Doğan Çocuk", "Hey Amigo Ver Salata", "Ümit mi Simit mi?", "Alo Orası Tımarhane mi?", "Sizinki Can Da Bizimki Patlıcan mı?", "Miğferine Çiçek Eken Asker" ve "Kaynanatör" gibi birçok oyunun yanı sıra "Cafer Bey", "Cafer Bey İyi, Fakir ve Kibar", "Cafer'in Nargilesi", "Vizontele Tuuba" ve "Beyaz Melek" filmlerinde rol aldı.

"Devlet Sanatçısı" unvanını 1998'de alan ve sanat yaşamı boyunca pek çok kez ödüle layık görülen Nejat Uygur, Ankara'da 2007'de katıldığı bir festivalden İstanbul'a dönerken beyin damarlarında oluşan tıkanıklık nedeniyle kısmi felç geçirdi.

Uzun süren tedavisi boyunca hayat enerjisinden hiçbir şey yitirmeyen Nejat Uygur, 18 Kasım 2013'te İstanbul'da solunum yetmezliği nedeniyle vefat etti ve cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER