- KABULLENİLESİ…

- KABULLENİLESİ…

OTİZM, kişinin öğrenmesiyle ilgili çevresini de etkisine alan, sosyal ve iletişim gelişiminde farklılıklar ile dar bir ilgi alanı ve aynı şeyleri tekrarlayan davranışları gösteren zihinsel süreçlerdir, demiştim.

Cambridge University kaynakları doğrultusunda hazırladığım, araştırdığım bilgilere göre, Otizm kelimesi Yunanca kendisi anlamına gelen “autos” dan gelir.

Bu durum 20. y.yılın ortalarında tanınmıştır. Bugünkü anlamda otizm anlayışı 1940’ların başında Leo KANNER (1943) ve Dr. Hans ASPARGER (1944) tarafından yazılan tezlere dayanır. Bugünki anlayışımıza şeklini veren diğer önemli araştırmacılar, Lorna WING ve Christopher GİLLBERG’dir. Temple Grandin, Luke Jackson ve diğer otizmli kişilerin kişisel öyküleri bu farklılık durumuna ait bilgilerimizin gelişmesine yardımcı olmuştur.

OTİZM TANILAMA SÜREÇLERİ

Avusturalya’da genel olarak Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders, beşinci basımı (DSM-5) kullanılarak otizm spektrum bozukluğu tanılanır. Genellikle bir çocuk doktoru ve uzman hekimlerden oluşan bir ekibin yürüteceği değerlendirme sonucu tanı bir çocuk hekimi veya uzman kurulu tarafından konulur.

OTİZMİN YAYGINLIĞI;

Avusturalya’da ki araştırmalarda (doğumdan önce veya sonra) otizmin bilinen bir nedeni yoktur. Genetik ve çevresel koşulların otizmin nedeni olabileceğine işaret eder. Ayrıca, otizmin her kişi için farklı nedenlerden kaynaklandığını da ileri süren araştırmalar vardır.

Avusturalya’da ki en son inceleme de her yıl 6-12 yaş arası 160 çocuktan birine otizm tanısı konduğu görülür. Otizmli erkeklerin sayısı kızlardan fazladır.

ABD’de ki YAYGINLIK ARAŞTIRMASI;

ABD Sağlık Bakanlığının hastalık kontrolü ve önleme merkezinde ADDM-NET tarafından yürütülen tarama araştırmasında; Farklı eyaletlerde yer alan toplam 14 çalışma alanındaki 8 yaş grubunda yer alan çocukların %10’unu oluşturur. Otizm tanısı konan bu hruptaki çocukların sayısı 2.685tir. Ortalama 150 çocuktan birinin otizmli olduğu belirtilmiştir. Erkeklerdeki yaygınlığın kızlardan 4-5 kat fazla olduğunu göstermiştir

İNGİLTERE’de ki YAYGINLIK ARAŞTIRMASI;

Bu araştırma 9-10 yaşlarında 56.946 çocuktan otizm tanısı alan 255 risk altında olan çocuk ve 1515 çocuk ayrıntılı araştırmadan geçirilmiştir. Değerlendirme sürecinde klinik gözlem, aile görüşmesi, dil gelişimi değerlendirmesi ve zeka değerlendirilmesi yapılmıştır. Her 100 çocuktan birinin otizmli olduğu belirtilmiştir.

Anlaşıldığı üzere sonuç değerlendirmesinde;

Otizm spektrumu bozukluğunun bölgesi, dini ve dili olmadığından benzer yaygınlık oranları da ülkemiz içinde geçerlidir. Yakın zamana dek 150’de bir görülme sıklığından Council of Exceptional Children’ın bülteninde belirtildiği gibi bu oran 100′ de bire kadar artış göstermiştir. Amerika Birleşik Devletleri hükümeti verilerine göre otizm teşhis oranlarında %10-17 arası bir artış oranı tespit edilmektedir.

Ülkemizde otizm taraması ile yapılan net çocuk sayısı hala yoktur!

Önceki yıllarda yapılan araştırmalara göre 550 bin civarında tahmini otizmli birey mevcuttur. Milli Eğitim Bakanlığı kayıtlarında devlet okullarında eğitim alabilen 2000 otizmli çocuk vardır. gün geçtikçe ülkemizde ve dünyada artış gösteren bir durumdur. Hala sebebi tam olarak bilinmemektedir. Bizler bazen en yakınımızda, bazen komşumuzda bazen de iş arkadaşımızda otizmli çocuğa sahip ebeveynler olarak sıkça rastlaşmaya başladık. Eğer Ulusal ve Uluslararası önlemlerin yeterli alınmadığı takdirde çok ciddi sıkıntılara yol açabilecek toplumsal sorunlarla karşılaşan, geleceğe sağlıklı bakamayan nesiller ortaya çıkacaktır. Bizlere düşen en önemli görev farkındalıkları görmeye çalışarak, empati ile yaklaşmak ve en yakın çocuk psikiyatristine veya özel eğitim kurumuna yönlendirmektir.

Selam Olsun.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER