RUHLARIMIZ İŞGAL ALTINDA

İnsanoğlu kendine ait olmayan her hangi bir yeri, makamı, tarlayı, arsayı kontrol altına alıp kendinin gibi kullanmaya başlarsa orayı işgal etmiş olur.

Eğer işgal altına alınan yerde yaşayan canlı bir varlık varsa oda esir olur. Bazen işgal ve esaret başka bir şekildede karşımıza çıkabilir.    

Günümüz insanının bir çok değeri işğal altında fakat bir çoğumuz  bunun farkında değiliz, hatta en önemli değerlerinin işğal edildiğini göremeyen insanlar özgür olarak yaşadığını düşünmektedir. 

Gunumuzde Bir çok değeri işgal edilen İnsanların en önemli varlığı olan ruhlarıda işgal altındadır.

Birileri tarafından işgal edilen ruhlarını özgürleştiremeyen insanlar aslında oksijen alıp veren, beslenenen boşaltım sistemi çalışan bir canlı gibidirler. Ruhlarını birilerine kullandıran insanların aslında insan olmayan diğer canlılardan bir farkları yoktur.

 

Ruhlarını; para,makam, güç, menfaat gibi Dünya metaalarına işgal ettirenlerin bana göre doğadaki otlardan, böceklerden çiçeklerden bir farkı yoktur, hatta onlardan daha kötü durumdalar çünkü bu canlılar köklerinden koparılırsa solar ve ölürler. Fakat ruhlarını işgal ettirenler köklerinden koparılanlar solmadan, ölmeden cilalı parlak bir şekilde yaşamaya yada yaşadığını sanmaya devam etmektedir.    

  

Şimdi bize düşen en önemli görev ruhlarımızı özgürleştirmek. Zincirlerimizi, putlarımızı Hz İbrahim imanıyla parça parça etmek, kırmak esaretten kurtulmak olmalıdır.

Eğer ruhlarımızı işgal eden bu güçlerden kurtarmazsak çok önemsidiğimiz bedenlerimizde esir düşecek, bedenimiz esir olursa namusumuz, şerefimiz, onurumuz kalmaz. Namusu, şerefi onuru olmayanların Putları ne işe yarar, bunu iyi düşünmek lazım.

O halde insanoğlu titre ve kendine gel! Ruhunu işgalden kurtar ve çık avaz avaz ben özgürüm diye bağır. Ruhunu kendine teslim et, bu dünyadada, ahirettede mutlu ol.

YORUM EKLE