Lütfi Kaşıkçı 2020 Yılını Değerlendirdi!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, 2020 yılının hafızalarda bıraktığı derin felaketlerle hatırlanacak olsak da Türk tarihine bıraktığı anlamlı gelişmeler; Ayasofya Camii'nin açılışı, Karabağ zaferi, Kıbrıs'ta Maraş'ın açılması ve hidrokarbon keşfi gibi önemli olaylarla da hatırlanacağını söyledi.

Lütfi Kaşıkçı 2020 Yılını Değerlendirdi!

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, 2020 yılının hafızalarda bıraktığı derin felaketlerle hatırlanacak olsak da Türk tarihine bıraktığı anlamlı gelişmeler; Ayasofya Camii'nin açılışı, Karabağ zaferi, Kıbrıs'ta Maraş'ın açılması ve hidrokarbon keşfi gibi önemli olaylarla da hatırlanacağını söyledi.

MHP Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, Türkiye üzerindeki baskılarla ilgili olarak da "Bu vesileyle bir çalışıyorsak 10 çalışacağız, bir yapıyorsak 100 yapmayı deneyeceğiz. Hiç kimseye 'eyvallah' demeyeceğiz, muhannete muhtaç düşmeyeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti bağımsız ve egemen bir devlettir; kendi kaderine kendisi yön verir, istikamet çizer. Türkiye'yi cephe ülke, mevzi ülke, siper ülke görenler şaşkınlık içerisinde bocalayan şuursuzlardır. Boynumuza tasma geçmez, ayaklarımıza pranga vurulmaz, irademiz rehin edilmez" dedi. 
 

Grubu adına TBMM Genel Kurulu'ndaki bütçe görüşmelerinde söz alan Hatay Milletvekili Lütfi Kaşıkçı, şunları söyledi:
 

SARSICI BİR YIL GERİDE KALIYOR
Yeni bütçeyle birlikte aslında bir yılı daha geride bırakmış bulunmaktayız. Geride bıraktığımız yıl hem ülkemiz hem de dünya için sarsıcı gelişmelerin yaşandığı, toplum hayatını derinden etkileyen bir yıl oldu. Felaketlerin her türlüsünü art arda yaşadığımız 2020 yılının hiç şüphesiz en çok iz bırakan olayı coronavirüs salgını ve bu salgın karşısında çaresiz kalan dünyamızdı. En gelişmiş laboratuvar imkânlarına sahip ülkelerin dahi çok kötü bir sınav verdiği dönemi insanoğlu, büyük bir şaşkınlıkla izlemek ve kendisine tavsiye edilen yeni normale adapte olmakla geçirdi. Geldiğimiz noktada ülkemiz, aldığı önemli tedbirlerle bu süreci daha az kayıpla geçirmek adına büyük ve gayreti teşekküre şayan bir süreç geçirdi. Bu zorlu süreç bizlere bir ülkenin altyapısının, sağlık altyapısının güçlü olmasının ne kadar kıymetli olduğunu tekrar gösterdi. Bu vesileyle seferberlik ruhuyla 10 aydır milletimizin sağlığı için mücadele eden tüm sağlık çalışanlarına huzurlarınızda teşekkür ediyorum. Bu mücadele sırasında kendi sağlığını hiçe sayarak ebediyete irtihal eden sağlık çalışanlarımıza da Allah'tan rahmet diliyorum.

TÜRK TARİHİ İÇİN ANLAMLI GELİŞMELERİN YAŞANDIĞI BİR YIL
Her ne kadar 2020 yılını hafızalarımızda bıraktığı derin felaketlerle hatırlayacak olsak da Türk tarihine bıraktığı anlamlı gelişmeleri de görmezden gelemeyiz. 2020 yılı içerisinde yaşanan askerî ve politik gelişmelerin bugün için kıymeti tam olarak anlaşılması dâhi ileride Türk tarihi açısından dönüm noktalarından biri olarak kayda geçtiğini hep birlikte göreceğiz. 

AYASOFYA-MARAŞ VE KARABAĞ...
Peki, ne mi yaşandı 2020'de?

Egemenlik hakkımız olan Ayasofya Camisinin milletimizin ibadetine açılması,

1974 yılında itibaren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde "kapalı" "hayalet şehir" olarak bilinen Kapalı Maraş'ın sivil yaşama açılması,

Azerbaycan'a ait olan ancak yıllardır Ermenistan tarafından işgal altında tutulan Karabağ bölgesinin işgalden kurtulması,

yine, Türk milletini enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmak adına yapılan çalışmalar neticesinde Karadeniz'de ilk hidrokarbon keşfinin yapılması.
Ayasofya'nın ibadete açılması, Kapalı Maraş'ın açılması, Karabağ'ın işgalden kurtulması ve derin denizlerdeki hidrokarbon keşfi bu yıl içinde yaşanan önemli gelişmeler olarak kayıtlara geçmiştir. Her ne kadar yaşanan bu gelişmeler bu Meclis kürsüsünden küçümsenmeye çalışılsa da kıymeti hem milletimiz tarafından hem de tarih önünde tescillenmiştir.

ENERJİ TÜKETİMİ CARİ AÇIĞIN EN ÖNEMLİ NEDENİ
Dünya enerji tüketimine paralel olarak ülkemizde de enerji tüketimi artmaktadır. Neredeyse dünya tüketiminin yüzde 1'ini tek başına Türkiye gerçekleştirmektir. Bu artışa paralel olarak bütçeden ayrılan payın her yıl arttığı ve bu miktarın cari dengemizi olumsuz yönde etkilediği bir gerçektir. Her ne kadar son yıllarda yenilenebilir enerji kaynaklarımızı artırsak da doğal gaz ve petrol hâlâ ülkemiz için önemli bir enerji kaynağı olma özelliğini sürdürmektedir. Türkiye İstatistik Kurumunun verilerine göre, Türkiye'nin 2019 yılı toplam ithalatı 202 milyar 705 milyon dolar olarak gerçekleşirken, enerji ithalatı faturamız ise 41 milyar 184 milyon 553 bin dolar olmuştur. İthalat rakamları; enerji kaleminin, ülkenin cari açığı üzerinde çok büyük etkisi olduğunu göstermektedir.
KİT Komisyonu üyesi olarak, enerji alanında faaliyet gösteren özellikle, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı ve BOTAŞ gibi kurumlarımızı yakinen takip etme fırsatı bulduğumuzu ve bu kurumların ülkemizin enerji ihtiyacını karşılayabilme adına nasıl özveriyle çalıştığına da şahitlik ettiğimizi buradan bildirmek isterim. Ülkemizin enerji faturasının kabarıklığını düşürebilme adına Enerji Bakanlığının ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda özellikle, 2018 yılından itibaren kendi deniz filomuzu kurarak hem derin denizlerde hem Barbaros Hayrettin Paşa ve Oruç Reis gemileriyle sismik araştırma yapılarak, rezerv alanları belirleniyor hem de Fatih, Yavuz ve Kanuni gemilerimizle sondaj faaliyetleri gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmaların netice verdiği ve ilk keşfin 21 Ağustos 2020 tarihinde 300 milyar metreküp ikinci keşfin ise 17 Ekim 2020 tarihinde ve 85 milyar metreküp olduğu Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından milletimizle paylaşıldı.

HEDEF GELECEK YÜZYILA DIŞA BAĞIMLILIKTAN KURTULARAK ULAŞMAK
Cumhur İttifakı'nın bir amacı da bu necip milleti gelecek yüzyıla kendi öz kaynaklarıyla, dışa bağımlılıktan kurtulmuş bir şekilde ulaştırmaktır. Dün uluslararası şirketlere yaptırdığımız sismik ve sondaj çalışmalarına hem milyonlarca dolar para ödeyip hem de "Yeterli rezerviniz yoktur." cevabını alıyorduk. Ancak, şimdi, kendi gemilerimiz ve kendi yetişmiş insanlarımızla sismik ve sondaj çalışmalarımızı yapıp sonuç almaya başlamanın büyük gururunu yaşıyoruz. 
Bugün, savunma sanayimize uygulanan ambargonun bir benzerini de dün enerji sektöründe millileşme hamlelerine başladığımız zaman Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığının kıymetli yöneticilerine yaptılar. Dün enerji sektöründeki ambargoları bize Tuna-1 kuyusunda hidrokarbon yatağı olarak nasıl geri döndüyse bugün savunma sanayindeki ambargolar da yarın bize GÖKBEY helikopteri, Atmaca füzesi, Milli Muharip Uçak'ı olarak geri dönecektir.

HİÇBİR TEHDİT BİZİ YOLUMUZDAN DÖNDÜREMEZ
Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Bey'in de ifade ettiği üzere hiçbir ambargo, hiçbir yaptırım, hiçbir baskı ve tehdit bizi yolumuzdan döndüremez. Bu vesileyle 1 çalışıyorsak 10 çalışacağız, 1 yapıyorsak 100 yapmayı deneyeceğiz. Hiç kimseye "eyvallah" demeyeceğiz, muhannete muhtaç düşmeyeceğiz. Türkiye Cumhuriyeti bağımsız ve egemen bir devlettir; kendi kaderine kendisi yön verir, istikamet çizer. Türkiye'yi cephe ülke, mevzi ülke, siper ülke görenler şaşkınlık içerisinde bocalayan şuursuzlardır. Boynumuza tasma geçmez, ayaklarımıza pranga vurulmaz, irademiz rehin edilmez. 


ENERJİDE ATILAN GÜÇLÜ VE KARARLI ADIMLAR
Enerjide atılan bu güçlü ve kararlı adımların milletimiz tarafından takdirle karşılandığı ortada. Kısa ve orta vadede kendi enerjimizi, kendi enerji ihtiyacımızı karşılama noktasında yatırımların artarak devam ettiğini görmekteyiz. Bu manada, Doğu Akdeniz'de yapılan arama çalışmalarına paralel olarak ileride bulunup çıkartılacak doğal gazın ülkemize taşınmasının hangi noktadan yapılacağı da ilgili kurumlar tarafından planlanmaktadır.
İşte, bu planlamalar yapılırken Doğu Akdeniz'de âdeta bir havuz konumunda olan İskenderun Körfezi'nin stratejik konumundan daha fazla faydalanılması gerektiği inancındayım. Dörtyol'daki 263 bin metreküplük LNG depolama kapasitesiyle dünyanın en büyük depolama kapasitesine sahip FSRU tesisimizle, 2019 yılında 14 milyon 816 bin 411 varil ham petrolü Batman'dan Dörtyol'a taşıyan Batman-Dörtyol Ham Petrol Boru Hattı'yla, yine, Dörtyol'daki özel dağıtım şirketlerinin liman ve güçlü altyapılarıyla, İskenderun ve Payas'daki güçlü demir çelik sektörünün varlığıyla ilimizin enerjide önemli bir üs olma potansiyeli taşıdığını ifade etmek isterim. Dörtyol başta olmak üzere ilimizin tamamı enerjide önemli bir görev üstlenmeye hazır hâldedir. Ayrıca, Dörtyol ilçemizdeki Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına ait 6 bin dönümlük arazinin varlığı, bölgemizde planlanan rafineri ve petrokimya tesisleri için en uygun alanın bir başka yer değil, Dörtyol ilçemiz olduğunu açıkça göstermektedir. İlimiz istihdamına önemli katkı sağlayacak bu tesislerin Hatay'da temellerinin atılması tüm hemşehrilerimizi de ayrıca mutlu edecektir.


HATAY'IMIZ ÜRETMEYİ SEVİYOR
Sözlerime son vermeden önce, Hatay üreten, ürettiğiyle de ülkemize katma değer sağlayan bir ilimiz. Hatay üretmeyi seviyor, dolayısıyla üretirken de ülkemize katma değer sağlıyor. Bu manada, Hatay'da, sayın milletvekillerimizin, tüm siyasi partilerdeki milletvekillerimizin de takdir edeceği üzere çok önemli yatırımlar gerçekleşti. Özellikle Reyhanlı'daki Reyhanlı Barajı gerçekten mega bir projeydi. Baraj bitti, su tutmaya başladı. Ancak bu projenin yanında birkaç mega projemiz daha var. Bu projelerin hayata geçmesini istememizin tek sebebi de üretmek ve ülkemize katma değer sağlamak, başka hiçbir sebebi de yok.

19 ARALIK İLK KURŞUN TÜNELİ ÖNERİSİ

Özellikle Gaziantep milletvekillerimiz de burada, Kahramanmaraş, Kilis, Şanlıurfa milletvekillerimiz, hepimizin dört gözle beklediği bir Amanos Tüneli var. Bu Amanos Tüneli gerçekten Hatay için çok stratejik bir tünel olma özelliği taşıyor.
Bu tünel hayata geçtiği takdirde yüzlerce fabrikanın birden bacaları tütmeye başlayacak. O yüzden, bölgedeki tüm illerimizin böyle dört gözle, hasretle beklediği bir tünel. Hatta bu tünelin uzunluğunun 19 kilometre olacağı ifade edilmişti ve Hassa ile Dörtyol ilçemizi birbirine bağlayacaktı. O zaman Milliyetçi Hareket Partisi İl Başkanıydım, ifade ettim; 19 kilometrelik bu tünelin ismiyle ilgili de bir önerim olmuştu o zaman. "Hatay'da 19 Aralıkta ilk kurşun atılmıştı, 19 kilometrelik bir tünel. Dolayısıyla bu tünel, Amanos Tüneli değil, '19 Aralık İlk Kurşun Tüneli' olsun." diye de bir ifadem vardı. O ifademi de yine buradan, yüce Meclisten, bu kürsüden ifade etmek istiyorum. Biz bu yatırımların inşallah Hatay'a geleceğini ümit ediyoruz ve istiyoruz."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER