MHPLİ KAŞIKÇI TBMM’DE DOĞAL AFETLERLE İLGİLİ KONUŞTU

Milliyetçi Hareket Partisi(MHP) Hatay Milletvekili Dr. Lütfi Kaşıkçı, Türkiye Büyük Millet Meclisi(TBMM) Genel kurulu’nda depreme karşı alınabilecek önlemlerle ilgili konuştu.

MHPLİ KAŞIKÇI TBMM’DE DOĞAL AFETLERLE İLGİLİ KONUŞTU

Erzincan ve İstanbul’da meydana gelen depremleri hatırlatan Kaşıkçı, “Ülkemizin %66’sı deprem riski altındaki alanlarda yer almakta ve son bir asırda 90bin vatandaşımız depremlerde hayatını kaybetmiştir.” dedi.

Komisyon çalışmaları neticesinde ön görülen tespitlerin birer öneri haline geldiğini söyleyen Kaşıkçı bu önerileri meclis genel kurulunda paylaştı.

Kaşıkçı,  ülke genelindeki tüm sismik ağlardan elde edilen deprem verileri standart bir formatta araştırmacıların hizmetine sunulmasını,

Meydana gelen depremlerde Kandilli Rasathanesi ve AFAD arasındaki veri çelişkilerinin önüne geçilmesi adına, bu konudaki tek sorumlunun AFAD olmasını ve deprem gözlem ağlarındaki teknolojinin günümüz şartlarına uygun olarak iyileştirilmesi ve sürecin dinamik etkisi göz önünde bulundurularak sürekli yenilenmesini istedi.

“Bir an önce Eylem Planı oluşturulmalı!”

Kaşıkçı, komisyonda görüşülen Türkiye Afet Yönetim Stratejisi Belgesi ve Eylem Planı’nın bir an önce uygulamaya geçirilmesi gerektiğini söyledi.

Eylem Planı kapsamında uygulanmsı gereken maddeleri tek tek sıralayan Kaşıkçı:

  • Tarihi ve Kültürel yapıların deprem hasarlarından korunmasına yönelik Kültür ve Turizm Bakanlığı ile birlikte Vakıflar Genel Müdürlüğüne TAMP kapsamında sorumluluk verilmesi gerekmektedir.
  • Yine AFAD’ın özellikle tsunami tehlikesi olan yerleşim yerlerinde üniversiteler ve bu alanda çalışma yapan kurumlar ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte önceden risk azaltıcı çalışmalar yapması gerekmektedir.
  • Mekânsal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen Mekânsal Planlama Sürecinde Aktif Fay Zonlarının 1/1000 Ölçekli Haritalanması ve Fay Sakınım Zonu Oluşturma Kriterlerinin Belirlenmesi Projesi ivedilikle ülkenin tamamını kapsayacak şekilde hazırlanmalıdır.
  • Deprem Tehlike Haritaları gibi tüm illeri kapsayan Yerel Zemin Haritaları hazırlanıp internet ortamında kullanıcının hizmetine sunulmalıdır.

Dedi.

Türkiye’de 6.7 milyon çok riskli binanın olduğunu ve bir bütün olarak kentsel dönüşümün mümkün olmadığını söyleyen Kaşıkçı, “Mekansal Adres Kayıt Siteminin bize sunacağı veriler ışığında riskli binaların dönüşümünde öncelik sırasını doğru belirlemememiz gerekmektedir.”

Yapı Denetimi Önemsenmeli

Yaşanacak depremlerde afet riskinin azaltılması için yapı denetiminin en üst seviyede olması gerektiğini söyleyen Kaşıkçı, alınması gereken önlemleri şu şekilde sıraladı:

  • Yapı Denetim Firmalarında faaliyet gösteren denetçilerin yerinde denetim yapıp yapmadığının tam olarak belirlenmesi için parmak izi ile çalışan konum bilgilerinin de rahatça belirlenebileceği mobil uygulamalar geliştirilmelidir.
  • Proje müellifleri, şantiye şefi, yapı denetim kuruluşu sorumluları, denetçi ve yardımcı kontrol elemanı mimar ve mühendislerin mesleklerini ifa ederken yapmış oldukları hata, eksiklikler ve kaza sonucunda tazminat ödemek durumunda kalmaları halinde söz konusu bedellerin Mesleki Sorumluluk Sigortası kapsamında karşılanabilmesine yönelik düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Bina projeleri hazırlamada kullanılan statik ve betonarme hesabı yapabilen programların analiz çıktılarında birlik sağlanması amacıyla yapay zeka gibi yeni teknolojik yaklaşımlardan yararlanılmalıdır.

Sadece deprem değil diğer tüm afetlerle mücadele konusunda sorumlu olan devletin daha geniş bir mevduata ihtiyacı olduğunu söyleyen Kaşıkçı, yeni bir afet kanunun hazırlanması gerektiğini ileri sürdü.

Kaşıkçı, hazırlanacak Afet Kanunu’nun, ana konularını u şekilde sıraladı:

  • Mevcut afet riskinin azaltılması ve yenilerinin oluşmaması,
  • Yerel ve bölgeye özgü afet özelliklerinin dikkate alınması,
  • Afet yönetim süreçlerine toplumun tüm kesimlerinin dahil edilmesi,
  • Kurumlar ve bireyler arası sorumluluk paylaşımının dikkate alınması,
  • Karar verme mekanizmalarına yerel yönetimlerin dahil edilmesi gerekmektedir.

Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulu kurulmalı

Alınacak önlemlerin uzun vadede sürdürülebilir olmasının elzem olduğunu söyleyen Kaşıkçı, “Cumhurbaşkanlığı bünyesinde ilgili bakanlıkların katılımı ile Afet ve Acil Durum Yüksek Kurulunun kurulması tüm afetlerin yönetimi açısından son derece önemli olacağı düşüncesindeyiz.” Dedi.

Deprem fonu oluşturulmalı

Riskli binaların dönüşümünün çok maliyetli olacağını söyleyen Kaşıkçı, bir deprem fonu oluşturulması gerektiğini söyledi. Kaşıkçı, “Deprem zararlarını azaltmaya yönelik politikalarının hızlı bir şekilde uygulamaya konulması için bir deprem fonunun oluşması gerekmektedir. Gerekli mevzuat hazırlanarak merkezi yönetim bütçesinden ve muhtelif işlemlere konulacak vergilerden kaynak aktarılarak oluşturulacak deprem fonu afet risklerini azaltmaya yönelik çalışmalar ve afet sonrası yaraların sarılmasına yönelik harcamalar için rahatça kullanılabilecektir.” Dedi.

“Toplumu afetlere karşı dirençli hale getirmeliyiz.”

Afetlerde riski en aza indirmede toplumsal farkındalığın çok önemli olduğunu vurgulayan Kaşıkçı, “Toplumu afetlere karşı daha dirençli hale getirmek adına tam anlamı ile bir seferberlik ruhu ile çalışmalar yürütülmelidir.” Dedi.

Kaşıkçı konuşmasında son olarak afet sonrası yürütülecek çalışmalara bağlı olarak MHP Grubunun önerilerini sıraladı:

  •  Deprem sonrası özellikle ilk 6 saatin çok önemli olduğu geçmiş tecrübelerle sabittir. İşte tam bu noktada özellikle depremzedelere acil müdahale ekiplerinin hızlı bir şeklide ulaşması için vatandaşların trafiğe çıkmaması ve ana arterlerin kullanılmaması gibi hususlarda toplumsal farkındalığın oluşturulması gerekmektedir.
  • Deprem sonrası ulaşımda yaşanabilecek aksamalar olacağı düşünülerek deprem alanına ilk yardım malzemelerinin ulaşımı, acil müdahale ekipmanlarının sevk edilmesi gibi operasyonlarda insansız hava aracı ve droneların kullanımı yaygınlaşmalı.
  •  Tüm afetlerde olağan üstü bir performans ve insanüstü bir gayretle vatandaşlarımızın hizmetine koşan itfaiye personelinin statüsünün tam olarak belirlenmesi adına itfaiyeciliğin bir meslek sınıfı olarak tanımlanması gerekmektedir.
  • Toplanma ve geçici barınma alanları içinde ortak iletişim kulelerinin kurulması ve mobil operatörlerin bu noktalarda gerekli altyapılarını hazır hale getirmesi gerekmektedir.
  •  Deprem sonrası artan talebe bağlı olarak mobil şebekelerde yoğunluk yaşanacağından, GSM operatörlerince şebekede anlık olarak tutulan müşteri sayısı kapasitesi mümkün olduğunca artırılmalıdır.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER